Pazartesi, Şubat 02, 2009

BABACIM BABACIM, KATİL KATİL!

Allah rahmet eylesin, İsmail enişte gibi adam az gelmiştir dünyaya. Onu ve onun en büyük tek yapıtını anlamak için, sanat duyarlılığınızın aşkın olması gerekir. İsmail eniştenin yegane yapıtıydı "papağan sesi" çıkartmak. Ondan daha iyi "babacım babacım geldi", "en büyük fener, babacım", "şşşt şşşt, fiyuuuuuuft!" diyebilen, "babacım babacım, katil" diye seslenebilen gelmemiştir şu aleme. O ki, içinde papağan olan 2. sınıf türk dizilerinin tümünde kah Maşuk olmuş kah isimsiz sevimli başka bir papağan olmuş ancak farkını duruşunu hep korumuştur. Ne zaman papağanlı bir dizi/film/çizgifilm çekilmiştir, O, görevinin tüm sorumluluğunu sırtlanıp, "babacım" demiş, "fener" demiş ve sanatını layığı ile icra etmiştir. Mesleğine olan sevgisi hiç bitmemiş, şaka maka güzel para yapmış (Mudanya'da deniz kenarında 5 katlı apartman alacak kadar), nihayet ses telleri iltihabından zayıf düşüp hakkın rahmetine kavuşana kadar mutlu mesut yaşamıştır. Derler ki ölüm döşeğinde son sözleri, kısık papağan sesiyle "babacım katil geldi ehehehe" olmuş, herkesi hüzüne boğmuştur.
Ah İsmail enişte, sensiz papağanlar artık çok hüzünlü. Mekanın cennet olsun.

Hiç yorum yok: